Page de couverture de Blossoms of Trust: Forging Friendship Amongst Petals

Blossoms of Trust: Forging Friendship Amongst Petals

Blossoms of Trust: Forging Friendship Amongst Petals

Écouter gratuitement

Voir les détails du balado

À propos de cet audio

Fluent Fiction - Turkish: Blossoms of Trust: Forging Friendship Amongst Petals Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:fluentfiction.com/tr/episode/2026-02-08-08-38-20-tr Story Transcript:Tr: Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'nde, hafif bir kış sabahıydı.En: Nezahat Gökyiğit Botanical Garden, it was a mild winter morning.Tr: Geniş bahçenin yolları, eriyen karların arasından renkli çiçeklerle doluydu.En: The wide paths of the garden were filled with colorful flowers amidst the melting snow.Tr: İnişli çıkışlı patikalar, İstanbul'un karmaşasından uzak huzurlu bir kaçış hissi veriyordu.En: The winding paths provided a peaceful escape feeling far from the chaos of Istanbul.Tr: Emir dikkatle çiçeklere bakıyordu.En: Emir was carefully looking at the flowers.Tr: Her biri onun için özeldi.En: Each one was special to him.Tr: Leyla ise yanında enerjik bir şekilde not alıyordu.En: Leyla, on the other hand, was energetically taking notes beside him.Tr: Emir, bir proje üzerinde çalışıyordu.En: Emir was working on a project.Tr: İlkbaharın çiçeklerini kataloglamak önemliydi.En: Cataloging the spring flowers was important.Tr: Leyla da bu projeye dahil olmuştu.En: Leyla also got involved in this project.Tr: Bu, onun için kalıcı bir pozisyon kazanma şansıydı.En: It was her chance to secure a permanent position.Tr: Günün ilerleyen saatlerinde gökyüzü kararmaya başladı.En: As the day progressed, the sky began to darken.Tr: Zamanları sınırlıydı ve hava durumu güven vermiyordu.En: Their time was limited and the weather didn't seem reliable.Tr: Emir bu durumdan endişeliydi.En: Emir was worried about this situation.Tr: Leyla ise fazla iyimserdi ve bazen küçük ayrıntıları kaçırıyordu.En: Leyla, however, was overly optimistic and sometimes missed minor details.Tr: Bu da Emir’i sinirlendiriyordu.En: This annoyed Emir.Tr: "Leyla, daha dikkatli olmalısın," dedi Emir.En: "Leyla, you need to be more careful," said Emir.Tr: Leyla, Emir'in güvenini kazanmak istiyordu.En: Leyla wanted to gain Emir's trust.Tr: Bu yüzden çalışmasını üç defa kontrol etti.En: So, she checked her work three times.Tr: Emir ise Leyla'ya güvenmeye karar verdi ve ona projenin önemli bir kısmını teslim etti.En: Emir, however, decided to trust Leyla and handed her an important part of the project.Tr: Leyla, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye kararlıydı.En: Leyla was determined to make the most of this opportunity.Tr: Bir akşamüstü, aniden soğuk bir hava dalgası geldi.En: One afternoon, a sudden cold wave arrived.Tr: Çiçekler tehlikedeydi.En: The flowers were in danger.Tr: İkili birlikte hızlı hareket etmek zorundaydı.En: The duo had to act quickly together.Tr: Emir'in bilgisi ve Leyla'nın pratik zekası birleşti.En: Emir's knowledge and Leyla's practical intelligence combined.Tr: Emir Leyla'ya, “Bu senin işin” diyerek cesaret verdi.En: Emir encouraged Leyla by saying, "This is your job."Tr: Leyla kararlıydı ve işini doğru yapmaya odaklandı.En: Leyla was determined and focused on doing her job correctly.Tr: İkili uyum içinde çalıştı ve projeyi zamanında tamamladı.En: The duo worked in harmony and completed the project on time.Tr: Başarıları tüm ekibin dikkatini çekti.En: Their success caught the attention of the entire team.Tr: Emir ve Leyla, emeklerinin karşılığını aldılar.En: Emir and Leyla received the recognition for their efforts.Tr: Emir, Leyla'nın yaratıcılığını ve coşkusunu takdir etmeyi öğrendi.En: Emir learned to appreciate Leyla's creativity and enthusiasm.Tr: Leyla ise bir işte dikkatli olmanın önemini anladı.En: Leyla understood the importance of being meticulous in a job.Tr: Bu deneyim onları birbirine yakınlaştırdı.En: This experience brought them closer together.Tr: Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, sadece çiçeklerle değil, yeni bir dostlukla da renklendi.En: Nezahat Gökyiğit Botanical Garden was adorned not just with flowers but with a new friendship as well. Vocabulary Words:mild: hafifchaos: karmaşawinding: inişli çıkışlıcataloging: kataloglamakpermanent: kalıcıdarken: kararmakreliable: güvenilirworried: endişelioptimistic: iyimsermeticulous: dikkatliopportunity: fırsatsudden: anidenwave: dalgadanger: tehlikeencouraged: cesaret verdidetermined: kararlıharmony: uyumsuccess: başarırecognition: karşılıkappreciate: takdir etmekcreativity: yaratıcılıkenthusiasm: coşkuexperience: deneyimadorned: renklendisecure: güvenmeklimited: sınırlıpractical: pratikintelligence: zekafocused: odaklandıteam: ekip
Pas encore de commentaire